HAVADAN AZOT VE OKSİJEN ELDESİ

HAVADAN AZOT VE OKSİJEN ELDESİ

Görsel 4.1.6’da gül bir cam gibi kırılmaktadır. Bunun nedeni gülün donmasıdır. Gülü veya temas ettiği her şeyi donduran bir sıvı olabilir mi? Azot gazı, -1960 C’ta sıvılaştığı için sıvı azot en soğuk maddelerden biridir. Bu nedenle temas ettiği her şeyi dondurur. Bu özelliğinden dolayı tıpta organların dondurulmasında kullanılır. Çok geniş kullanım alanlarına sahip olan azot ve oksijenin elde edildiği en önemli kaynak havadır. Kuru hava hacimsel olarak yaklaşık % 78 azot, % 21 oksijen, % 1 diğer gazları (argon, karbon dioksit, su buharı vb) içerir. Havadan azot ve oksijenin elde…

Devamı

HİDROJEN BAĞI

HİDROJEN BAĞI

Sıvı hâldeki suyun sıçrama, akma, damlama, birikme şeklindeki davranışı karmaşa gibi görünse de aslında bir düzenin işaretidir. Suya bu özellikleri veren hidrojen bağıdır. Bu bağ ayrıca proteinlerin dizilişini ve yapısını düzenleyerek yaşamın organize olmasını sağlar. Hava sıcaklığı hızla değişse de suyun sıcaklığı yavaş yavaş artar ya da azalır. Suyun sıcaklığı havadaki sıcaklık değişimi kadar hızlı değişseydi insan vücudunun yaklaşık % 70’i su olduğu için bu değişim en çok bizi etkilerdi. Hava ısındığında ateşimiz yükselir, hava soğuduğunda donardık. Suyun bu özelliği yanında, sıvı hâlinin katıya göre daha yoğun olması, iyi bir…

Devamı

İYON-DİPOL ETKİLEŞİMLERİ

İYON-DİPOL ETKİLEŞİMLERİ

İYON-DİPOL ETKİLEŞİMLERİ Polar bir molekül olan suyun içine NaCl gibi iyonik bir katı eklendiğinde katı iyonlarına ayrışarak suda çözünür. İyonik bileşik molekül olmak üzere iki zıt yüklü iyon içerir. Polar su molekülleri de zıt yüklü kutuplara sahiptir. Su molekülünün hidrojeni (pozitif kutbu) iyonik bileşiğin negatif yüklü iyonuna (Cl- ), su molekülünün oksijeni (negatif kutbu) iyonik bileşiğin pozitif yüklü iyonuna (Na+ ) yaklaşır. Böylece su molekülü Na+ ve Cl- iyonlarını kristal örgüsünden kopararak ayırır. Bu şekilde iyonik katının iyonları ile polar molekülün dipolleri arasında gerçekleşen etkileşimlere iyon-dipol etkileşimleri denir

Devamı

BAĞ ENERJİSİNE GÖRE ZAYIF VE GÜÇLÜ ETKİLEŞİMLER

BAĞ ENERJİSİNE GÖRE ZAYIF VE GÜÇLÜ ETKİLEŞİMLER

Magnezyum ve oksijen atomları arasındaki bağı kırmak için gerekli olan enerji 3850 kJ/mol’dür (Görsel 3.4.1). CH3OH molekülleri arasındaki bağı kırmak içinse 35,3 kJ/mol enerji gerekir (Görsel 3.4.2). Bu bağları kırmak için gerekli olan enerjiler arasındaki fark neden bu kadar büyüktür? Bağ oluşurken açığa çıkan veya bu bağı kırmak için verilmesi gereken enerjiye bağ enerjisi denir. Bağ enerjisinin birimi kJ/mol (kilojoule/mol) cinsinden hesaplanır. Magnezyum ve oksijen atomları arasındaki bağı kırmak için gerekli olan enerji, CH3OH molekülleri arasındaki bağı kırmak için gerekli olan enerjiden çok daha yüksektir. Çünkü magnezyum ve oksijen atomları…

Devamı

KİMYASAL TÜRLER

KİMYASAL TÜRLER

Kuzey ışıkları (Görsel 3.1.1) atmosferin üst katmanlarında iyonlaşmış azot ve oksijenin temel enerji düzeyine dönüşmesi sonucu oluşur. Kuzey ışıklarındaki pozitif ve negatif iyonlar, uçan balonlardaki Helyum (He), oksijen tüplerindeki oksijen gazı (O2), şişedeki su (H2O), altın külçeleri (Au) gibi maddeler farklı tür tanecikler içerir. Bu maddeleri oluşturan farklı taneciklere kimyasal türler denir. Kimyasal türler atom, iyon ve molekül olarak sınıflandırılabilir.

Devamı

AMETALLER

AMETALLER

AMETALLER Periyodik sistemdeki H, C, N, O, F, P, S, Cl, Se, Br, I elementleri ametaldir. Genellikle 4A, 5A, 6A ve 7A grubunda yer alırlar ve değerlik elektron sayıları sırasıyla 4, 5, 6 ve 7’dir. Ametallerin özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir: • Katı hâlde olanlar mat görünümlüdür. • Oda sıcaklığında katı, sıvı veya gaz hâlinde bulunabilirler. Örneğin iyot katı, brom sıvı, oksijen, klor gaz hâlindedir. (Görsel 2.3.3 ve görsel 2.3.4) • Isıyı ve elektrik akımını iletmezler (karbonun farklı bir formu olan grafit hariç). • Tel ve levha hâline getirilemezler, dövülerek işlenemezler….

Devamı